A PLAYLİST STORY

Aslında “çalma listesi öyküsü” demem gerekir zira tüm şarkılarımı internetten illegal olarak indiriyorum ve ana dilim Türkçe… Ama “ahlak” denen şey gerçekte; mevcut düzenden doğmuş ve onun korunmasını sağlamak için sürekli yeniden kurgulanmış, insan yapısı bir soyutluk, bir kültür ürünü olduğu için bu durumu kafama takmıyorum. Dil konusunda da söyleyeceklerim aynı…

Her neyse… Tamamen rastgele bir şekilde ortaya çıkan bu listedeki şarkıları sırayla dinlerken aklıma, daktiloyla Shakespeare oyunu yazmaya çalışan şempanzeler geldi. Çünkü rastgele indirilen şarkılar bir şekilde sıraya girmiş ve liste olmuşlardı.. Kaostan bir düzen doğabilir miydi? Ardından düşüncelerim daha da derinlere indiler… Tabi her zaman olduğu gibi bu, yeni soruların ortaya çıkmasına neden oldu. Ne de olsa insan zihni: evrende bilinen tek ve dolayısıyla en zengin, doğal “soru” kaynağı olan insan beyninin üstüne kurulmuş, bir tür maden kasabasıydı. Derinlere indikçe çıkardığınız sorular daha değerli ve saf hale geliyordu. Elbette bu eyleme, derinliklerde kaybolma tehlikesinin artması pahasına girişmek gerekiyor. Neyse ki sonuç, riske girmeye değer… İsn’t it?

Bu ham ve işlenmemiş soruları kullanarak sanat, bilim gibi düşünsel ürünler ortaya koyabiliyoruz. Bizi diğer canlılardan ve parçası olduğumuz evrenden farklılaştıran, buna mukabil varoluşsal farkındalığımızı ortaya çıkartan ve aynı zamanda tüm bu gerçeklikle bütünleştiren hep bu sorular ve kaynağını onlardan alan düşüncelerimizdir.

Well hasılı söz konusu listedeki şarkılara daha dikkatli bakmaya karar verdim. “Belki de tek başlarına anlattıklarından bağımsız olarak anlatmaya çalıştıkları başka bir şey vardır hep birlikte…” diyerek. Ve durup dururken böyle bir cümle kurduğum için kendime şaşırarak…

ÖYKÜ

“Time To Say Goodbye. Bye Bye Miss American Pie” dedi adam… Kadın “Highway To Hell! Road To Hell!” diyerek cevapladı. “Cehenneme kadar yolun var” demek istercesine… Hatta bir an silahını çekmeyi düşündü Janie’s (Got A Gun)… Ayağa kalktı ama vazgeçti. Sanki kızgınlığı, üstünde oturduğu sandalyeden kaynaklanmış ve ayağa fırlayınca aklı başına gelmiş gibi… (Angry Chair) Nobody’s Wife olarak yaşayacaktı sonsuza kadar. Bunu yapabilirdi ama birinin nasıl yaşayacağını göstermesi gerekiyordu.(Show Me How to Live) Tam bir LOOSER dı. Bir an “Stand By Me!” demeyi düşündü adamın arkasından… En azından son bir kahve içebilirlerdi.(One More Cup Of Coffee)

Adam, yalnızlığın uzun yoluna çıkmıştı.(It’s a Long Road) Ağlamamalıydı! “Erkekler ağlamaz!” dedi. (Boys don’t cry) Boşlukta, düşüyor gibi hisediyordu. Sanki ilişkilerinin her yerini alevler sarmıştı ve kurtulmak için yapabileceği tek şey atlamaktı. (Falling Man + The Roof Is On Fire) Bir an kadının peşinden geldiğini sanıp arkasına baktı ama kimse yoktu. (I think I´m paranoid) Yağmur yağıyordu. Kasım ayında bu normaldi. Şarkı söylemeye başladı. Çünkü bu onu hep mutlu ederdi. (November Rain + Singing in the Rain + I’m Only Happy When It Rains) Karanlık sokakta ilerlerken kalbi küt küt atmaya başlamıştı. Karanlıktan korkardı. (Fear Of The Dark )

Kadın, balkona çıktı. İki el silah sesi duyuldu uzaklardan… (Bang Bang) Bir an adam için endişelendi. Zira etraf parlak silahlarıyla zafer kovalayan serserilerle doluydu (Blaze of Glory) Sonra onun için endişelenmekten vazgeçmesi gerektiğine karar verdi. Bu bağımlılıktan kurtulmalıydı. (I’m not an addict) Yarın Cennet Mahallesinde yeni açılan alışveriş merkezine gidecek ve yeni giysiler alıp acısını unutacaktı. (Stairway To Heaven) Hayat herşeye rağmen güzeldi. (What A Wonderful World)


Bu sırada adam…
Aşk için herşeyi yapabilecek bir adam olarak görüyordu kendisini… Şimdiyse dünyaya veda etmeyi düşünecek kadar kötü bir durumdaydı. Tekrar sinirlendi. (I Would Do Anything For Love + A tout le monde + Angry Again) Kadın affedilmezdi. Uyuyana kadar bekleyip, “Ne farkeder” diyerek, bir kabus gibi, tüm histerisini….. “Lithium a ihtiyacım var!” dedi. Kimseyi öldürmeyecekti tabii ki! Ne yani aşk acısından katil mi olacaktı? “Amaan boşver, sat anasını dünyanın!” diyerek eski kız arkadaşının “eski” olduğunu kabullendi. (The Unforgiven + Until It Sleeps + Nothing Else Matters + Nightmare + Hysteria + Lithium + The Man Who Sold The World + Ex-girlfriend)

Kadının, az önceki iyimser havasından eser kalmamıştı. Kendisini kontrolden çıkmış bir tren gibi hissediyordu. (Crazy Train) Balkonun neredeyse yıkılmak üzere olan duvarından başka bir tuğlayı daha alıp kızgınlıkla fırlattı! (Another Brick İn The Wall) Aklını kaybetmiş gibiydi. (Where is my mind) Atlamayı düşündü. Kim sonsuza kadar yaşamak istedi ki zaten? (Who wants to live forever) Kalbindeki bu yara onu yavaş yavaş öldürecekti zaten. ( Scar Tissue + Killing me softly) 18 yıl yaşamak yetmez miydi? “Kafama kurşun sıkıp buralardan uçup gitsem ne olurdu?” diye geçirdi içinden… (18 and Life + Bullet With Butterfly Wings) Zaten ilişkilerinin bitmesine neden olan şey engel olamadığı silah merakıydı. Varsın hayatını da (ilişkisini bitirdiği gibi) silahlar bitirsindi. Silahsızlanmak için geç kalmıştı. (Disarm)

Adam, babasının ona yıllar daha çocukken önce söylediği sözü düşünüyordu: “Hayat bazen gökkuşağının altındaki bir yer, bazense karadeliğe dönüşmüş bir güneş gibidir.” (Somewhere Over The Rainbow + Black Hole Sun) Sokakta ruh gibi gezinirken ve aşkını kurtaracak bir süper kahraman ararken, aklındaki sevimli çocuk ve onun anıları nereden çıkıp gelmişti? (Street Spirit + Superman Movie Theme + Sweet Child Of Mind) Geldiği gibi de gitmişti. Tekrar acısına odaklandı. Güzel rüyalarını zehirleyen bir melek, alkolik tarafını ortaya çıkartacaktı. ( Sweet Dreams + Toxicity + Angel + Modern Twist In My Sobriety) Zira sarhoş olmak istediğinde gittiği bara, kapısında “House Of The Rising Sun” yazan mekanına gelmişti. Daha doğrusu ayakları onu getirmişti.

Kadın “Keşke herşey dün olduğu gibi olsa!” diye dilerdi eğer hemen şimdi bir cin karşısına çıksaydı. (Yesterday) Tüm istediği tapılmaktı, her kadının istediği şekilde… ( All I Want + I Wanna Be Adored) Bunun için afrikalı aksanıyla ilahi bile söyleyebilirdi tanrıya… (Jisas Yu Holem Hand Blong) Psikoloğu Diane’i arayıp randevu alması gerekecekti yine… O kadından öldüresiye nefret etmesine rağmen mecburdu. (Teraphy?- Diane)

Bardaki adam bardaktan boşalırcasına içiyordu. Kıpkırmızı şarap nedeniyle herşey dönüyordu. (Red Red Wine + Turn Turn Turn) Yine de aşka tekrar düşmesine yardımı olmamıştı. Kendini kafasız bir çocuk gibi hissediyordu. ( Can’t Help Falling In Love + The Headless Children)

Kadınsa çocuk gibi ağlıyordu… ( When The Children Cry)

SONUÇ: Herhangi bir şeyin veya olayın karmaşıklığına bakıp “bu tesadüfen olamaz” sonucuna ulaşmak bir mantık hatasıdır. Zira zaten her olay eşsiz varoluşsal tarihin sonucudur. Şimdi hapşursam ve bu olayın gerçekleşmesi için örneğin dinazorların yok olması gerektiği gerçeğinden hareketle “tanrı benim şimdi hapşurmam için dinazorları yok etmiş zamanında” sonucuna varsam bu ne kadar mantıksız olursa, “insan vücudu (mesela göz organı) öyle karmaşık ki birisi dizayn etmiş olmalı” demem o kadar saçmadır. Dolayısıyla “insanın genetik yapısı öyle karmaşıktır ki bunun tesadüfen olması, bir şempanzenin daktilo tuşlarına rastgele basarak Shakespeare eseri yazması kadar imkansızıdır” argümanı GÜMler. Çünkü spesifik olarak herşey zaten imkansızdır. Bu nedenle varoluşu bir olgu olarak kabullenmekten ve kıçımızdan “tanrısal yaradılış palavraları” uydurmaktan vazgeçmeliyiz.

Yazdığım hikaye tamamen rastgele oluşmuş bir listedeki rastgele şarkılardan ortaya konmuş rastgele bir düzenliliktir. Zira bunu yazmayı daha önceden planlamadım. Tabi tanrı bunu planlamış ve beni aracı olarak kullanmış olabilir. O halde ben peygamberim (tanrının aracısı) ve tanrı da tamamen çılgın bir edebiyatçı. Olmuyor di mi? Yani saçma oluyor…

Bizim ilahi bir düzen olduğunu sanmamıza ve “bunu dizayn eden bir varlık olmalı” sonucuna ulaşmamıza neden olan şey aslında; düzensizliği ve herşeyin özünde kaotik olduğu gerçeğini anlayamamamız, algılayamamamızdır. Big-Bang denen patlamanın içinde hiçliğe savruluyoruz. Ömrümüz kısa olduğu ve zaman algımız komik derecede hızlı olduğu için; kargaşayı, kaosu algılayamıyoruz. Oysa tüm varoluşu videoya çekip hızlı oynatma seçeneğiyle Youtube’de yayınlasak birçok kişi “Durdurun bu çılgınlığı” histerisine kapılırdı. Aynen “tanrı var!” histerisine kapılanlar gibi…

Kaosun tesadüfleri size mutluluk getirsin! Hoşçakalın!

PLAY LİST
Andrei Bochelli & Sarah Brightman – Time to say goodbye
AC-DC – Highway To Hell
Aerosmith – Crazy
Aerosmith – Cryin’
Aerosmith – Janie’s Got A Gun
Alice In Chains – Angry Chair
Alice in Chains – Would
Alphaville – Forever Young
Anouk – Nobody’s Wife
Audioslave – Show Me How to Live
Beck – Loser
Ben E. King – Stand by Me
Blonde Redhead – Falling Man
Bloodhound Gang – The Roof Is On Fire
Blur – Song 2
Bob Dylan – One More Cup Of Coffee
Bobby Vinton – Blue Velvet
Bon Jovi – Blaze Of Glory
Rock Alternativo – Boys don’t cry
Cat Stephens – Cat Stevens – Wild World
Christmas Songs- Let it Snow –
Chuck Berry – Johnny B Goode
Cinderella – Nobody’s Fool
Coolio/L.V. – Gangsta’s Paradise
Cranberries – Promises
Cranberries – Zombie
Creed – Higher
Dan Hill – Its a Long Road
Deep Purple – Soldier Of Fortune
Cavatina – The Deer Hunter
Dire Straits – Brothers In Arm
Don Maclean – Bye Bye Miss American Pie
Duran Duran – Chauffeur, The
Eagle Eye Cherry – Save Tonight
Eddy Grant – Gimme Hope Jo’anna
Ambrosia – Empire Of The Sun – Soundtrack
Empire of the Sun Soundtrack John Williams
Alanis Morissettaltınmeşe – Everything
Fastball – The Way
Fiona Apple – Across the Universe
Frank Sinatra – Singing in the Rain
Garbage – I think I´m paranoid
Garbage – I’m Only Happy When It Rains
Garbage – The World Is Not Enough
Gary Jules – Mad World
Gary Moore – Still Got the Blues [1990]
Gene Kelly – I’m singing in the rain
GooGoo Dolls – Iris
greep – radiohead
Guano Apes – Open Your Eyes
guano_apes-big_in_japan
Guns ‘N Roses – Knocking On Heavens Door
gunsnroses November Rain
Guns_n_roses_dont_cry
Hallelujah
hmmmm- crash test dummies
Indigo Girls – Iko Iko
Iron Maiden – The Trooper
Iron Maiden -Fear Of The Dark
Jewel – Hands
K’s Choice – Not An Addict
Kansas – Dust in the Wind
Bang Bang (My Baby Shot Me Down) Nancy Sinatra
Korn – Freak On A Leash
Led Zepplin- ”Stairway To Heaven”
Local H – California Song
Louis Armstrong – What A Wonderful World
Meatloaf – I Would Do Anything For Love
Megadeth – A tout le monde
Megadeth – Angry Again
Metalica – Metallica – The Unforgiven
Metallica – Enter Sandman
Metallica – King Nothing
Metallica – Load – Until It Sleeps
Metallica – Nothing Else Matters
Metallica – The Call Of Ktulu (S&M live)
Metallica – Turn The Page
Metallica – [08] – No Leaf Clover
Metallica – [10] – Devil’s Dance
msg – nightmare
Muse – Hysteria
muse – Time is Running Out
neyzen_tevfik_huseyni.wma
Nirvana – Heart Shaped Box
Nirvana – In Bloom
Nirvana – Lithium
Nirvana – Rape Me
Nirvana – Smells_like_teen_spirit
Nirvana – The Man Who Sold The World
nodoubt-ex-girlfriend
older – they might be giants
Ozzy Osbourne- Crazy Train
Ozzy Ozbourne – Perry Mason
Pink Floyd – Another Brick in the Wall
Placebo- Where is My Mind
Queen – Innuendo
Queen – The Show Must Go On
Queen – We Are The Champions
Queen – Who Wants to Live Forever
Rammstein – Amerika
Red Hot – Otherside
Red Hot – Scar Tissue
Roberta Flack – Killing Me Softly
sadreddin_sebi_arus_2005_bas_taksim_hicaz.wma
Saigon Kick – Love Is On The Way
Skid Row – 18 And Life
Smashing Pump – Bullet With Butterfly Wings
smashing pumpkins – disarm
some where over the rainbow
Soundgarden – Black Hole Sun
Street spirit (fade out) – Radiohead
Superman – Movie Theme
sweet_child_of_mine
sweet_dreams
System Of a Down – Toxicity
System of a Down- angel (06)
Tanita Tikaram – Twist In My Sobriety
The Animals – House Of The Rising Sun
The Beatles- Yesterday
The Offsprings – All I Want
The Stone Roses – I Wanna Be Adored
The Thin Red Line-Jisas Yu Holem Hand Blong
Therapy – Diane
TO BE WITH YOU – Mr. Big
Travis – 12 Memories -Happy To Hang Around
turn turn turn – the birdys
UB 40 – Red Red Wine
UB40 – Can’t Help Falling In Love
WASP – The Headless Children
White Lion – When The Children Cry

Not: Şarkı sıralamasında birkaç değişiklik olabilir. Ama liste bu… Bazı şarkıları atladım ama el insaf! Şarkı ve grup isimlerindeki yazım yanlışlarından Lime Wire kullanıcıları sorumludur. İki hafta önce 500 kadar şarkım vardı ama backup almadan format c yapınca hepsi daha iyi bir yere gittiler. Ya da ben öyle olduğunu düşünmek istiyorum. Dolayısıyla şarkı sayısı biraz düşük.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s