Bill Clift’in Karısının Anlatacakları Var!

1899 yılı, Sanai Devrimi’nin, içten yanmalı motorların keşfi ile hız kazandığı yıldı. Hemen hemen herşeye “motor” takma yarışı içineki mühendisler uğraşa dursun, Amerika’nın (kötü olan, kuzeydeki) en işlek limanındaki işçiler işlerinin başındaydılar her zamanki gibi… Bunlardan biri de benim kocamdı. Adım, Sandra Clift…
Bill (kocam) sıradan bir işçi değildi, işçi olmanın tüm sıradanlaştırıcılığına rağmen… Ve iyi bir eğitim almış olsaydı, muhtemelen, adını tarihe yazmak için internetin keşfedilmesine ve Ömer Kırat’a ihtiyacı olmazdı.

[Editörün Notu: Herkesin, her zaman bana ihtiyacı vardır.]

Yeni şeylere âşıktı. Gelişime ve teknolojiye… Biraz parası ve boş zamanı olsa yapacağı şeyler hakkında hayaller kurardı. Birgün liman işçileri greve gidince, para ihtiyacı olmasa da istediği şeylerden diğeri “zaman” ihtiyacı karşılandı.

Bir ay süren grev boyunca, kulübemizin yanında, yıkılmak üzere gibi duran ahır ve içindeki bozuk traktör ile ailesinden ve grevden daha fazla ilgilenmişti. İç içe geçmiş, içi yağ dolu borularla uğraştığını gördüm bir keresinde…

Ve bir sabah korkunç bir motor gürültüsü ile uyandım. Ardından o korkunç sesi bastıracak güçte zafer nidaları atan kocamı duydum: “Evreka!” diyordu. “Kaldırma kuvvetinin ikinci kez keşfi!”
Aşağıya sabahlığımla indim. Çünkü sabahtı… Ahırdan içeri girdim, kapıya vurmadan… Çünkü ahıra giriyordum. Zaten kapıya vurmak, muhtemelen parçalanmasına neden olurdu.

Kocamı, homurdanan traktörün üstünde bulmuştum. Ama birşeyler farklıydı. Traktör olması gerektiği gibi görünmüyordu. İlk olarak, çalışıyordu. Ayrıca ön kısmıda, ileriye doğru uzanan iki adet demir vardı. Adeta çatal gibi… Bu iki çatal, iki kol ile motora doğru uzanıyordu.
Kocam beni görünce motoru durdurdu ve aşağıya atlayıp bana sarıldı. O mutlu, bense şaşkındım. Bunu farkedince durumu açıkladı.

– Bu makine bir devrim olacak. Yük indirme ve bindirmede, depolamada bir devrim… Vinçler çok büyük, pahalı ve meşgul… Üstelik küçük yükler dağınık ve sayıca çok. İşte bu makine onlarla ilgilenecek. Belki biraz daha küçültülebilinir. Bu bir prototip. Ama önemli olan çalışması. Göreceksin, zengin olacağız.

Maalesef bu olmadı. Ama onun dışındaki tahminleri tuttu. Yükleme işlerinde devrim gerçekleşti ve bu makinelerin her boydan akrabası üretildi. Kullandığı “hidrolik” teknolojisi, adeta ilerlemenin motoru oldu. Kocam Clift ise icadı hakkında liman yönetimi ile konuşmak için grev alanına gittiği sırada çıkan arbedede, başına aldığı ağır darbe sonucu öldü.

Borçlarımız yüzünden (“Ne borcu?” demeyin, işçiyiz işte) herşeyimiz gitti. Kocamın icadı da dahil. Şimdi tek tesellim, kaderin bir cilvesi olsa gerek, bu araçlara “FOKLİFT” denmesi… Ben se bu ismi her duyduğumda dua ediyorum; For Clift!

The End

Editöryal Açıklama: Bu hikaye, 120 yaşındaki Sandra Clift tarafından 1999’da yazılmıştır. Dünya’nın en yaşlı kadını ünvanı ile ilgili bir röportaj için kendisine giden Ömer Kırat’ın “Sizde de ne hikâyeler vardır ha!” demesi üzerine ortaya çıkmıştır. Yazar Sandra Clift’in hikayesindeki son 2 kelime, edebi kaygılar nedeniyle Türkçe’ye çevrilmemiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s